Loading...
Stock Fotoğrafçıları

Türkiye’nin Sayılı Stok Fotoğrafçılarından: Efecan Altuncu

041- Efecan Bey, önce sizi tanıyalım biraz. Kısaca kendinizden bahseder misiniz? Fotoğrafla nasıl tanıştınız?
Herkese merhaba, ismim Efecan Altuncu. 1980 İstanbul doğumluyum. Fotoğraftan önceki hayatımda yaklaşık 10 sene basketbol oynadım. Bilgisayar oyunlarını, özellikle de indie tarzı oyunları çok seviyorum. Yine yaklaşık 10 senedir amatör olarak gitar çalıyorum. Marmara Üniversitesi Hastane Yönetimi Bölümü ve Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümlerinden mezun oldum. Şu anda da yine Anadolu Üniversitesi’nin Fotoğraf ve Kameramanlık Bölümünü okuyorum.

efecan-altuncuFotoğrafla ilk tanışmam çok eski analog bir Zenith makineyle oldu. Babam 13-14 yaşlarındayken beni alıp müzelere götürüp, “içinde film olmayan” bir makineyle enstantane diyafram ISO gibi ayarları anlatmıştı. Daha sonra üniversite yıllarında Mustek marka avuç içine sığan ufak bir kameram oldu. 0,8 mp’lik bir sensörü vardı :)) onunla çok fotoğraf çektim. Ama hala fotoğrafla iç içe değildim. Son olarak tesadüfen auto-focus özelliği olan bir cep telefonu sayesinde düzgün fotoğraf çekmeye başladım. O zamanki kız arkadaşım da poz vermeyi seviyordu, uzun uzun deneme yanılma yapma şansım oldu ve bugüne kadar geldim.
Kısaca;

“Anne bu makine bana yeter, kesinlikle DSLR almam ben. Objektifleri çok pahalı zaten.” cümlesiyle başlayan fotoğraf yolculuğum,

“Annem ya, 3 odalı bi eve taşınsak aslında, bi odasını stüdyo yaparım. Flaşları filan koyarız hem dağınıklık olmaz? :D” cümlesiyle son buldu :))

2- Stock fotoğrafçılığını nasıl keşfettiniz?

Stock fotoğrafçılığını, fotoğraf hocam Ömer Kılıç sayesinde keşfettim. Kabataş’ta yürürken bir arkadaşının stock fotoğraf sattığından bahsetmişti. Ne olduğunu sorunca anlattı. Az da olsa para kazanma fikri hoşuma gitti, “ben de çekebilir miyim?” dedim. “Bikaç sene daha beklemen lazım” dedi. Bekledim…fotoğrafa başlamamın 3. yılında stock çekmeye başladım. Bir ışık çadırı ve 2 adet büyük boy ekonomik ampul ile…ilk yüklediğim fotoğraf dekupe edilmiş bir domatesti 🙂

http://www.dreamstime.com/royalty-free-stock-images-isolated-tomato-image15249069

3- Hangi site ya da sitelere fotoğraf gönderiyorsunuz?

Ben sadece Dreamstime’a fotoğraf gönderiyorum. Exclusive (münhasır) anlaşma yaptım. Bir dönem münhasırlık anlaşmamı bozup Fotolia, iStock gibi sitelere de fotoğraf gönderdim. Ama benim fotoğraflarım oralarda pek satılmadı. Tekrar Dreamstime’a döndüm.

Dreamstime Romanya merkezli bi ajans. İnsanları çok sıcak kanlı. CEO’yla forumda çok ciddi kavga ettiğimi de hatırlıyorum, Halkla İlişkiler sorumlusu Carmen’le “Keşke bi yerlerde toplanıp görüşebilsek” diye sohbet ettiğimizi de hatırlıyorum. Fotoğrafa veya fotoğrafçıya değil, insana çok önem veriyorlar. Bu benim hayatın her alanında çok önem verdiğim bir şey.

Daha sonra, bir iş ilanı açıldı ve yaklaşık 6 ay kadar Dreamstime’da fotoğraf editörlüğü yaptım.

http://www.dreamstime.com/royalty-free-stock-photos-speed-life-image29615338

4- Münhasır olmak ya da olmamak… Siz sadece bir siteye bağlı olmayı tercih ediyorsunuz. Bunun sebebi nedir? Avantajları ve dezavantajları nedir?

Bence münhasır üye olmanın gerçekten ciddi avantajları var.

Şimdi stock bir iş alanı aslında. Yani karşınızda bir sektör var, bu sektörde bi arz-talep var. Her ajansın kendine has bir tarzı ve beklentisi var. Çok iyi bir stock fotoğrafçısı değilseniz, evinizde oturup “çektiğim fotoğraflardan 3-5 dolar para kazansam fena olmaz” diyorsanız, mutlaka kafanıza göre bir ajans seçip orayla anlaşmanızı tavsiye ederim.

Öncelikle çalıştığınız ajansın beklentilerini bilmeniz önemli. Yüklediğiniz fotoğraflar ciddi bir elemeden geçiyor ve her ajans farklı konulara dikkat ediyor. Bu kriterlerin neler olduğunu bilirseniz, fotoğrafınızı kabul ettirme şansınız yükselir.

Ayrıca; münhasır, yani ajanslarda kullanılan adıyla “exclusive” üye olmak, yüklediğiniz fotoğrafların daha hızlı değerlendirilmesi ve kabul edildiklerinde de arama motorunda daha üst sıralarda yer alması anlamına geliyor. Üst sıralarda yer almak, bir nevi işin “vitrininde” olmak anlamına gelir…o yüzden bu da gerçekten önemli bir şey.

Son olarak; bildiğiniz gibi, münhasır üye olduğunuzda fotoğraflarınız sadece o ajansta yer alır. Eğer iyi fotoğraflar yükleyebiliyorsanız, diğer ajansların müşterileri sizin fotoğrafınızı bulduğunda, sık kullanığı ajanstaki “subscription” paketi yerine, sizin ajansınızdan kredi satın alarak fotoğrafınızı satın alır. Bu da daha fazla kredili satış anlamına gelir. (Dreamstime’daki bir subscription satışı 0,42$, buna karşılık münhasır bir üyenin, bir kredili satıştan aldığı rakam ortalama 4-5$)

http://www.dreamstime.com/stock-photography-headache-image16587052

5- Ne tarz konuları çekmeyi tercih ediyorsunuz? Bu seçimi sevdiğiniz için mi yoksa daha çok rağbet gördüğü ve satıldığı için mi yaptınız? En çok satan fotoğraflar hakkındaki gözlemleriniz nedir?

http://www.dreamstime.com/royalty-free-stock-photography-image32093877Ben oldum olası “güzellik ve estetik” kavramına takıntılı bi insan olduğum için, güzellik fotoğrafları çekmeyi tercih ediyorum. Bir modelle çalışıp, daha sonra ileri rötuş teknikleriyle onu mükemmel hale getirmek benim için bir zevk. Manzara, obje, portre, sokak fotoğrafçılığı gibi konularla pek ilgilenmiyorum. Mesela geçen gün Kerpe’ye fotoğraf çekmeye gittik, ben 4-5 kare fotoğraf çekip döndüm. Ayrıca, zaten sokak fotoğrafının stock’ta pek yeri yok.

Modelli fotoğraflar insana daha çok hitap ettiği için, belirgin bir şekilde daha fazla satılıyor.

Stock’ta iyi satan fotoğraflar da genellikle modelli ve belirli bir konsepti insanın gözüne sokan fotoğraflar. Dekupe edilmiş model fotoğrafları da ciddi bir fark yaratıyor, çünkü tasarımcılar o fotoğrafı alıp istediği başka bir fotoğrafa kolayca yerleştirebiliyor.

6- Stock fotoğraflarını sanat fotoğrafı olarak görüyor musunuz? Daha çok ticari bir yapısı mı var? Genelde stock’a ilk başlayanlar bu konuda biraz karmaşa yaşıyorlar.

http://www.dreamstime.com/stock-photo-beautiful-female-face-image28336280Ben, stock fotoğraf için kesinlikle “sanattır” diyebilirim. Belirli bir konuya yoğunlaşıp, o konuyu veya duyguyu izleyiciye en saf ve en mükemmel haliyle aktarmak zorundasınız. Ama bence fotoğraf sanatının bir alt dalı demek doğru olmaz. Fotoğraf makinesi, stock fotoğrafta 2. plana düşer. Amaç fotoğraf makinesi aracılığıyla doğru “görsel”i elde edip, onu konsepte en uygun hale getirerek satışa sunmaktır.

Hatta satılan bir çok ürüne de “fotoğraf” demek yanlış olur…bence resim demek lazım. Zaten yabancı literatürde de “Stock Image” diye kullanılıyor. Bunun sebebi de şu…çekilen fotoğrafların bir çoğuna o kadar çok müdahale ediliyor ki, (kendi çalışmalarım da dahil) ben artık ona “fotoğraf” demekten rahatsız oluyorum. Fotoğraf daha çok gerçeği yansıtan bir sanat dalı. Stock fotoğrafçılıkta gerçeklik, neredeyse her zaman konsepti destekleyecek şekilde saptırılır. Çünkü bizim dünyamızda o kadar saf bir konsept yakalamak genellikle pek mümkün değil.

Manzara ve doğa fotoğraflarının haricinde, hiç el değmeden satışa sunulan çok az fotoğraf vardır. “El değmek”ten kastım, ışık ayarları gibi genel şeyler değil…mesela bir mantar fotoğrafının üzerindeki topraklar kalıntıları silinir. Etrafında dikkati dağıtan veya konuyla ilgisi olmayan yaprak, bitki, böcek, çöp vs ne varsa temizlenir. Mantar daha parlak ve canlı renklere göre işlenir, gerekiyorsa kabartılıp büyütülür ve en mükemmel, en masalsı haliyle satışa sunulur.

7- Sadece stock fotoğrafı çekerek bir hayat kurmak mümkün mü? Sizin öncelikli işiniz mi yoksa boş vakitlerinizde yaptığınız bir uğraş mı?

Normal şartlar altında, sadece stock fotoğraf satarak Türkiye’de, İstanbul’da bir hayat kurmak pek mümkün değil. AMA stock fotoğraf alanında kendini geliştirip, ajanslardan birinde editörlük yaparak Türkiye için ciddi gelirler elde etmek mümkün.

http://www.dreamstime.com/royalty-free-stock-image-beautiful-female-face-image26267666Rakam vermek gerekirse, ben stock fotoğraftan aylık 200$ – 250$ civarında para kazanıyorum. Ama sadece 600 fotoğrafım var ve uzun zamandır hiç fotoğraf çekmiyorum.
Dreamstime’da editörlük yaptığım dönemde aylık gelirimi 2000$’a yaklaştırma şansım olmuştu. Ama düzenli çalıştığım işimle birlikte yürütemediğim için bırakmak zorunda kaldım.

8- 10 yıl öncesinde, rekabetin az olduğu dönemlerde fotoğrafçılar daha çok kazanıyordu. Bugün tutunmak biraz daha zor gibi. Çok basit ama aynı zamanda oyalayıcı bir yapısı var stock fotoğrafçılığının. Deneyimlerinize dayandırarak stock fotoğrafçıları emeklerinin karşılığını alabiliyor mu sizce?

Eğer verilen uğraşla, elde edilen parayı karşılaştırırsanız, tabii ki verdiğiniz emeğin karşılığını almıyorsunuz.

Ama…

Her zaman söylediğimiz bir şey vardır “Stock is a long run”.

Türkçe meali; “Stock uzun bir koşudur”. Hemen sonuç almayı beklemeyin.

Ajansa yüklediğiniz bir fotoğraf size hemen para kazandırmaz. Tam anlamıyla “damlaya damlaya göl olur” diyebileceğimiz türden bir sistem. 1$, 3$, 0,5$ derken bir bakmışsınız ay sonunda hesabınızda 100$ – 200$ para var.

Uzun vadede; bir miktar para, ciddi bir fotoğrafçılık becerisi (editörlerin kriterlerini aşmak kolay değil), orta düzeyde fotoğraf işleme becerisi ve çok güzel bir manevi tatmin elde ediliyor.

Bir kere, kendi ürettiğiniz bir sanat ürününün, biri tarafından beğenilip para vermeye layık görülmesi çok güzel bir duygu.

Yine rakamlarla konuşmak gerekirse;

Ben stock fotoğraf satmaya 2010 yılının ortasında başlamışım. Aradan geçen 3,5 yıl boyunca, yaptığım toplam yatırım (arada alıp sattığım, tamir ettirdiğim ekipmanları da hesaplayarak) yaklaşık 6000 TL. Şu anki toplam kazancım 5100$, yani yaklaşık 10.000 TL. Sanırım bu bir fikir edinilmesini sağlar.

Yaklaşık 300 model fotoğrafım olduğunu ve her fotoğrafa ortalama 3 saat zaman ayırdığımı varsayarsak (bir model fotoğrafının, Photoshop’ta düzgün şekilde işlenmesi yaklaşık 3 saat sürer. İnşallah ilerde Photoshop hakkında paylaşımlarımız da olacak.) 900 saatte 10.000$, yani ortalama olarak saati 10$’dan çalışmış oluruz. Bu rakam, fotoğraflar satılmaya devam ettiği için, ilerleyen zamanlarda daha da artar tabii.

http://www.dreamstime.com/royalty-free-stock-photography-zen-stones-image28247957

9- Stock fotoğrafçılığı yapmak için hangi bilgi birikimine ve nasıl bir ekipmana ihtiyaç var?

Sanılanın aksine…stock fotoğrafçılık pek de ekipman işi değil, giriş seviyesi bir dslr ve orta halli bir objektif yeterli.

Yine kendimden örnek vereyim, elimdeki ekipman ve bugün 2014 yılının sonundaki ikinci el piyasa değerleri şöyle…

12 mp’lik bir Nikon D300 body (1100 TL)
Tamron 17-50 f2.8 (750 TL)
Sigma 105mm f2.8 macro (1000 TL) (çok nadiren kullanıyorum)
2 adet Visico 300Watt paraflaş (Sıfır fiyatı 1000TL)

Toplamda 4000 TL civarında bir rakama ulaştık, ki bugün bir teknoloji marketten alacağınız iyi bir DSLR tek başına bu fiyata yakın.

Önemli olan;

İleri derecede fotoğraf ve ışık bilgisi,
Doğru anahtar kelimeleri yazabilmek (ingilizce)
Piyasada satılan konseptleri takip etmek,
Çekilen konsepti en saf haliyle fotoğrafa yansıtabilmek,
Fotoğrafı en iyi şekilde işleyebilmek, özellikle dekupe becerisi ve model fotoğraflarında cilt dokusuna zarar vermeden rötuş yapabilmek,
hayati önem taşıyor.

10- En çok hangi fotoğraflarınız satılıyor?

most popularTabii ki, modelli ve dekupe edilmiş fotoğraflarım.

11- Stock fotoğrafçılığının en çok sevdiğiniz ve en hoşlanmadığınız yönleri nedir?

En sevdiğim yönü, kesinlikle, fotoğraf hakkında öğrenebileceğim bir çok yeni alan görmemi sağlamış olması. Hep “nasıl daha iyi fotoğraf çekebilirim?” sorusuyla uğraşınca, sürekli ileri adım atıyorsunuz.

Mesela ben bu süreçte 200’den fazla yabancı fotoğraf kitabı okudum. Bunların içinde portre fotoğrafçılığı, fotoğraf işleme teknikleri, poz verme teknikleri, aydınlatma teknikleri, kompozisyon gibi klasik konuların yanında; su altı fotoğrafçılığı, hava fotoğrafçılığı, düğün fotoğrafçılığı gibi daha uzmanlık alanlarına odaklanmış kitaplar da vardı.

Özellikle Photoshop’la ilgili yaklaşık 20 saat video tutorialı izledim. Natalia Taffarel’in “Beauty & Hair Retouching High End Techniques Series 2” DVD’sini bu işle uğraşacak herkese mutlaka tavsiye ederim. Eğer bu işte ciddiyseniz, raw işlemeden, rötula kadar her alanda çok detaylı, pratik ve doğru bilgi veren bir eğitim seti. Vereceğiniz paraya kesinlikle değer.

“Yok ben saatlerce uğraşamam” diyenler için de; 5 farklı rötuş eklentisi arasında yaptığım incelemeden sonra, ArcSoft tarafından yazılan Portrait+ adlı Photoshop eklentisi cilt dokusunu en başarılı şekilde koruyabilen eklenti.

Sevmediğim taraflarına gelirsek;
İnsanlara stock fotoğrafı anlatmak biraz zor :)) “hani dergilerde…böyle su içen filan kız resimleri var ya hani sağlık köşelerinde filan olur hep…işte onlar stock fotoğraf” gibi sohbetlere girmek kaçınılmaz oluyor. Bi süre sonra sıkılıp, “Hobi olarak çekiyorum ben işte” demeye başladım.

Ayrıca insanlar sürekli “çok fotoşop yaptığımı”, modelin gerçekteki haline benzemediğini söylerler. Sürekli bunun satılacak bir fotoğraf olduğunu, modeli kimsenin takmadığını, amacın konsepti vurgulamak olduğunu anlatmak zorunda kalırsınız.

http://www.dreamstime.com/stock-photography-fake-eyelashes-image28336462

12- Yeni başlayanlar için önerileriniz?

Şöyle başlayayım :))

karikatur

(Selçuk Erdem’in güzel karikatürleri için :http://www.selcukerdem.com)

Bunu Yuri Arcurs koysa, daha anlamlı olurdu gerçi ama ben bu işin padişahı filan değilim ne yazık ki :))

Şaka bir yana…

Stock fotoğraf ciddi ve zor bir alan. En önemlisi, elinizdeki dandik bir DSLR ve kısıtlı Photoshop bilginizle Yuri Arcurs veya Monkeybusinness gibi 5000-10.000 metrekarelik stüdyoları, 100’den fazla personeli olan rakiplerle karşı karşıya kalmanız ve onlarla aynı fiyata ürün satmak zorunda olmanız. Bu insanların stock fotoğraf alanındaki tecrübelerini, ellerindeki ekipmanı ve daha da önemlisi kullanabildikleri modelleri göz önüne aldığınızda, arada gerçekten çok ciddi bir fark olduğunu görüyorsunuz.

Kaliteden ödün vermeyin!

Doğru kompozisyon kurallarını öğrenin. Altın oran konusunu inceleyin ve buna önem verin.

Ödül almış, ünlü fotoğrafçıların fotoğraflarını inceleyin. Doğru kompozisyonun refleks haline gelmesinin en iyi yolu budur. Örnek soru çözmek gibi birşey. Özellikle 1930 – 1960 arası fotoğraf albümlerinde kaliteli fotoğraf örnekleri oluyor.

Konsept her şeyden daha önemli. Amacı olmayan bir fotoğraf, ne kadar kaliteli olursa olsun satılmaz. Fotoğrafı çekmeden önce, ne çekmek istediğinize ve bunu nasıl yansıtacağınıza karar verin. Amaçsızca çekilmiş 1000 fotoğraf yerine, nokta atışı yapabilen 200 fotoğraf daha çok para kazandırır.

Yapabilirseniz, yılbaşı, sevgililer günü gibi küresel günleri takip edin. Bu dönemlerde satışlar o konseptlere yönelik olarak artar.

Konsepti vurgulamak için fotoğrafa müdahale etmekten çekinmeyin. Unutmayın, bu bir portre fotoğrafı değil, amaç modeli olduğu kişi olarak göstermek değil, konsepti vurgulayabilmek.
(Örneğin büyük göğüslü bir modeliniz varsa ve “bel ağrısı” konulu bir fotoğraf çekiyorsanız, öncelikle modelin dekolte bir kostüm seçmemesine dikkat edin. İkinci olarak da, fotoğrafı işlerken göğüslerini küçültün ki, fotoğrafta ilk bakılan yer bel ağrısı olsun…veya tam aksine göğüslerini iyice büyüterek, büyük göğüslü kadınların yaşadığı bel ağrılarını vurgulayın.)

Çok istisnai durumlar haricinde, noise ve netlikteki hatalar stock için kabul edilebilir şeyler değil. Ana konunun baştan sona tamamen alan derinliği içinde olmasına ve tanımlayıcı bir ışık almasına dikkat edin.

Dikkati dağıtan öğeleri çekim sırasında ortamdan uzaklaştırın veya daha sonra bilgisayarda silebileceğiniz şeyler olmasına dikkat edin.

Fotoğrafı işleme sırasında, kesinlikle ve kesinlikle aşırı işlem yapmayın. Siyah beyaz, vinyet (vignette), yapay alan derinliği gibi “destructive” efektlerden (fotoğrafa sonradan eklenen ve tasarımcı tarafından geri alınması mümkün olmayan efektler) uzak durun. Emin olun, fotoğrafı satın alan bir çok tasarımcı Photoshop’u sizden daha iyi kullanıyor ve satın aldığı fotoğrafı kendi ihtiyacına göre şekillendirmek zorunda. Bu efektlerin hepsi, herhangi bir tasarımcı tarafından sonradan eklenebilir, ama geri alınamaz. Her zaman işi tasarımcıya bırakın. Sizin amacınız konsepti yakalamak..

Zaman harcamaktan çekinmeyin. Yükleyeceğiniz fotoğraf yıllarca satılacak. Harcayacağınız fazladan yarım saat, uzun vadede size bir sürü para olarak geri döner. Dediğim gibi, hiç bir zaman satılmayacak, kalitesiz 1000 fotoğraf, tamamen boşa gitmiş 3000 saat anlamına gelir.

Fotoğrafı siteye yükledikten sonra; başlık, tanım ve anahtar kelimelerin yazmaya düzgün bir zaman ayırın. Kötü anahtar kelimeler, müşterilerin fotoğrafınıza ulaşmasını engeller. Bu da sanat eserinizin vitrin yerine, kimsenin görmediği bir depoda satılmayı beklemesi anlamına gelir.

grafikStock fotoğraf ajanslarının forumlarında aktif olun. İsminiz ne kadar çok görünürse, o kadar çok insan tıklar ve fotoğraflarınızı görür. Bunu yukarıdaki bir grafikle destekleyeyim. Sarı çizgi aylık gelirimi, mavi çizgi forum aktivitemi gösteriyor. Görüldüğü gibi çok belirgin bir korelasyon var.

Seri fotoğraflar çekmek (aynı gözün bir açık, bir kapalı hali – aynı kutunun içi boş ve içinde hediye olan halleri gibi) satış şansınızı arttırır.

“Seamless” denilen, yanyana eklendiğinde iz bırakmadan bütün olarak birbirini takip eden doku fotoğrafları her zaman tercih edilir. Tasarımcılar bunları satın alıp, istedikleri zeminleri kaplayabilirler.

Dekupe (yani fonu, genellikle siyah veya beyaz, tek renk hale getirilmiş) fotoğraflar daha çok satılır. Yine tasarımcıya esneklik sağladığı için…dekupe işlemi sırasında kaliteden ödün vermeyin ve zaman harcayın..

Öncelikle yakınınızdaki kişi ve objelerle çalışın. Gitarınız varsa gitar çalan insan çekin. Dedeniz varsa, beli ağrıyan yaşlı adam çekin.

Nadir karşılaşılan durumların fotoğrafları, son kullanıcı açısından ilgi çekici olsa da, stock sitelerinde pek rağbet görmez.

Çevrenizde tüm dünyayı ilgilendiren toplumsal bir olay varsa, fotoğraflarını çekip “editorial” olarak satabilirsiniz. Bu fotoğraflar için model izin belgesi gerekmez. Ancak genellikle olayın haber değeri bittiğinde, fotoğrafın satışı da durur.

Satış rakamlarınızı kesinlikle gün gün takip etmeyin. Stock uzun bir koşudur, 3 aylık rakamları karşılaştırın.

Kaliteden ödün vermeyin! Unutmayın ki rakipleriniz dünya çapında fotoğrafçılar…

http://www.dreamstime.com/royalty-free-stock-image-istanbul-bosphorus-bridge-image21782976

13- Sizin özellikle belirtmek istediğiniz bir konu var mı?

Evin altını üstüne getirmeme ses çıkarmayan anneme (3 odalı eve taşındık),
Saatlerce bana poz veren Y.’ye,

ve

“Seninle tanıştığım güne lanet olsun! Alın bunu burdan!” deyip gülen…yıllarca her soruma sabırla cevap veren fotoğraf hocam ve abim sevgili Ömer Kılıç’a bana gösterdiği sabır ve harcadığı uzun saatler için minnettarım.

İlginiz ve buraya kadar üşenmeden okuduğunuz için teşekkür ederim.

Efecan Altuncu

Efecan Bey vakit ayırdığınız için çok teşekkürler. Çok faydalı bilgiler paylaştınız.

 

 

Efecan Altuncu‘ nun galerisine göz atmayı unutmayın!  İletişim için aşağıdaki adresleri kullanabilirsiniz:

https://www.facebook.com/parkinson.sniper
http://instagram.com/parkinson_sniper

http://www.dreamstime.com/royalty-free-stock-photos-seamless-brick-image26125128

Bir Cevap Yazın

Editor' ün Seçimi

lara escort istanbul escort ataköy escort istanbul escort avcılar escort escort istanbul kadıköy escort şişli escort ataşehir escort kadıköy escort beylikdüzü escort escort kadıköy escort bodrum

şirinevler escort mecidiyekoy escort